Ekranların sevilen yüzü Pelin Karahan, oyunculuk serüveninden anneliğe, mutfak tutkusundan yaşam mottolarına uzanan samimi bir yolculuğa bizimle çıkıyor. Her projesinde kendini yeniden keşfeden Karahan, bu röportajda hayatının dönüm noktalarını, ilham kaynaklarını ve hayata bakışını içtenlikle paylaşıyor.
GYY: Ayşe Çağla Küçük/Seray Yazıcıoğlu Ezmiş
Röportaj: Ayşe Çağla Küçük
Fotoğraf: Enes Kahraman
Video: Ünal Avcı Styling: Murat Han Saç: Mesut Özuzun
Makyaj: Erkan Uluç Fotoğraf Asistanı: Hakan Tandoğan
Saç Asistanı: Feriha Sertkaya Mekan: Sofitel İstanbul Taksim
Ankara’da başlayan hayat yolculuğu, sizi ekranların sevilen yüzü haline getirdi. Bu süreçte seni en çok etkileyen dönüm noktası neydi?
Evet, Ankara ile başlayan bir süreçti bu. Sonrasında 17 yaşımda Eskişehir’e üniversite için gittim. Eskişehir’in hayatımda çok özel bir yeri var; çünkü ailemden ayrılıp kendi ayaklarımın üzerinde durmayı ilk orada öğrendim. Üniversite bitince İstanbul’a gelmem ve burada çalışma hayatına başlamam da önemli bir dönüm noktasıydı. Ardından “Kavak Yelleri” ile tanışmam ise, sanırım hayatımın en büyük dönüm noktası oldu.
İlk oyunculuk deneyiminden bu yana geçen sürede, kendini en çok hangi projede geliştirdiğinizi düşünüyorsunuz?
“Kavak Yelleri” benim için çok önemliydi. Beş yıl sürdü ve hiçbir şey bilmediğim halde orada çok şey öğrendim. Ama farklılık açısından “Muhteşem Yüzyıl”, hem oyuncu kadrosu, hem disiplini hem de tarihi gerçekçiliğiyle beni çok geliştirdi.
Oyunculuk dışında resim yapma ve yemek pişirme gibi hobilerin olduğunu biliyoruz. Bu uğraşlar hayatına nasıl renk katıyor?
Resim yapmayı ve yemek pişirmeyi çok seviyorum. Özellikle yemek yapmak bana terapi gibi geliyor. Çocuklarıma, sevdiklerime yemek yapmak beni mutlu ediyor. Resim ise daha çok alan ve zaman gerektiriyor, o yüzden daha az yapabiliyorum ama o da ruhuma çok iyi geliyor.
“Pelin Karahan’la Nefis Tarifler” programınızda izleyicilerle buluştun. Mutfakla olan ilişkin nasıl başladı?
Üniversite yıllarında, Eskişehir’de tek başıma yaşarken yemek yapmayı öğrenmek zorundaydım. İlk yemeğim patates yemeğiydi. Zamanla keyif almaya başladım ve pastanede çalışarak tatlılara da yöneldim. Bu süreç sonunda mutfak tutkum bir programa dönüştü.
Oyunculuk ve sunuculuk… Farklı alanlarda üretmek sana nasıl bir tatmin sağlıyor?
Sunuculuk bana çok katkı sağladı. Program yönetmek, konuklarla iletişim kurmak, kameraya hâkim olmak gibi beceriler kazandırdı. Özellikle kadınları gözlemleyebilmek, oyunculuğuma da katkı sağladı.
Eşinle olan ilişkin ve aile hayatın sizin için ne ifade ediyor? Yoğun iş temposu içinde bu dengeyi nasıl sağlıyorsun?
Aile hayatı benim için huzur demek. Ne kadar yoğun olursam olayım, döndüğüm yer evim. Evde başka bir Pelin, dışarıda başka bir Pelin oluyorum ve bu değişim bana iyi geliyor. Bu dengeyi kurmak huzurumu koruyor.
Çocuklarınla vakit geçirmek senin için nasıl bir deneyim? Onlarla ilgili en özel anın nedir?
Çocuklarımla kaliteli vakit geçirmek çok değerli. En özel anlarımız gece yatmadan önceki sohbetlerimiz. O anlarda tamamen birbirimize odaklanıyoruz.
Anne olduktan sonra hayatında neler değişti? Annelik, oyunculuğuna nasıl yansıdı?
Annelik, sabır, vicdan ve derinlik gibi birçok duyguyu daha da geliştirdi. Gerçek hayatta anne olduktan sonra bir karakteri anne olarak canlandırmak çok daha gerçek ve yoğun bir duygu veriyor bence.
Yoğun iş temposu arasında kendinize nasıl zaman ayırıyorsun? Kendi bakım rutininden bahseder misiniz?
Ne kadar yoğun olsam da spor yapmak benim vazgeçilmezim. Kendime ayırdığım özel bir zaman. Cilt bakımı, saç bakımı gibi rutinlerimi asla aksatmam. Kendime özen göstermek her zaman önceliğim.
Günlük yaşamda sizi en çok ne mutlu eder? Boş zamanlarını nasıl değerlendirirsin?
Rutinlerim beni çok mutlu eder. Çocuklarımı okula göndermek, spor yapmak, işimi halledip eve dönmek ve yemek yapmak gibi basit ama düzenli bir gün benim için çok tatmin edici.
Gelecekte yer almak istediğin bir proje türü veya canlandırmak istediğiniz bir karakter var mı?
Belirli bir karakter hayalim yok ama her zaman bir önceki işimden farklı karakterleri canlandırmak istiyorum. Bu beni çok heyecanlandırıyor.
Kariyerin boyunca birçok farklı karaktere hayat verdin. Seni en çok zorlayan ya da en çok keyif aldığın rol hangisiydi?
En çok zorlayan, hiçbir deneyimim olmadan başladığım “Kavak Yelleri”ndeki Aslı karakteriydi. En çok keyif aldığım ise Netflix’teki “Geleceğe Mektuplar” projesinde canlandırdığım Pelin karakteri oldu.
Hayat mottolarından biri nedir? Bu motto seni nasıl yönlendiriyor?
Şu anki hayat mottom: “Başkalarının beklediği hayatı değil, seni mutlu eden hayatı yaşa.” Bu motto bana huzur ve özgürlük veriyor.
Genç oyunculara veya bu mesleği düşünenlere ne gibi tavsiyelerin olurdu?
Ben alaylı bir oyuncuyum ama çok çalıştım. Yetenek ve çalışma bir araya geldiğinde başarılı olmamak mümkün değil. Sabır, azim ve disiplin şart.
Sosyal medyada aktif birisin. Takipçilerinizle olan bu etkileşim sana nasıl geri dönüşler sağlıyor?
Evet aktifim ama daha da aktif olmam gerektiğini düşünüyorum. Takipçilerimden gelen motive edici mesajlar bana güç veriyor.
Zarif ve doğal duruşun var. Bu özgüvenini ve duruşunu ne besliyor?
Sanırım kendini tanımakla ilgili. Hiçbir zaman başkalarıyla yarışmadım, hep kendimleydim. Bu farkındalık bana özgüven verdi.
Kamera arkasında seni en çok şaşırtan ya da güldüren bir anını bizimle paylaşır mısın?
Yıllar içinde çok fazla olay yaşandı ama şu anda aklıma özel bir anı gelmiyor.
Moda ve stil konusunda olmazsa olmazların neler? Kendi stilini nasıl tanımlarsın?
Moda beni etkiler ama bana yakışmayanı giymem. Uyum, renk ve rahatlık önemli. Parçaları karıştırmayı severim, baştan aşağı marka olmak yerine kombin yaparım.
Kariyerinde “iyi ki yapmışım” dediğin en cesur adım hangisiydi?
Kavak Yelleri görüşmesine gitmekti. O karar kariyerimi başlattı.
Güzellik algısının sürekli değiştiği günümüzde, sence gerçek güzellik nedir?
Kendi yaşının en iyi versiyonu olmak. Doğal ve yaşına uygun güzellik bence en kıymetlisi.
Kendini zihinsel ve ruhsal olarak dengede tutmak için özel olarak yaptığın şeyler var mı?
Spor, yalnız kalmak, okumak ve iyi müzik dinlemek beni dengede tutuyor.
10 Yıl önceki Pelin’e bir öğüt verecek olsan, bu ne olurdu?
40 yaş çok farklı, hazır ol derdim. 30’ların farklı olduğunu sanıyordum ama 40’lar bambaşkaymış.
İlham aldığın kadınlar kimler? Hem kariyer hem özel yaşamında sana yön veren kadın figürler oldu mu?
Net bir figür seçmedim ama annem en büyük ilham kaynaklarımdan biri.
Şöhretin hayatına kattıkları kadar, belki de götürdükleri de olmuştur. Bu dengeyi kurarken zorlandığın anlar oldu mu?
Hayır, çünkü ben genel olarak dengeli bir insanım. Mesleğimle özel hayatım arasında hep bir denge kurabildim.
Yaşamda seni en çok motive eden duygu nedir?
Çocuklarım. Onların varlığı beni her alanda motive ediyor.
Bugünlerde seni heyecanlandıran yeni bir proje, hedef ya da hayalin var mı?
Netflix’teki “Geleceğe Mektuplar” projesi şu anda beni en çok heyecanlandıran proje.
Son olarak, izleyicilerinize ve hayranlarınıza iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?
Uzun yıllardır izleyicilerimle birlikteyim. Umarım güzel projelerde tekrar buluşuruz. Her şeyin en güzeli sizlerin olsun.














