Genel Ünlüler

Berk Cankat

0
(0)

Ekranların dikkat çeken isimlerinden Berk Cankat, sadece oyunculuğuyla değil, sakin enerjisi ve üretken ruhuyla da öne çıkıyor. Disiplinli ama bir o kadar da hayatın küçük ritüellerinden beslenen yapısı, onu hem sahnede hem de günlük yaşamda farklı kılıyor. Resimden fotoğrafa, kendi iç dünyasına açılan yaratıcı uğraşlarıyla denge kuran oyuncu, samimiyetini röportajımıza da yansıtıyor. Bu sayede sadece başarılı bir oyuncuyu değil, aynı zamanda kendi yolunu çizen, hayallerinin peşinden cesurca giden bir insanı tanıyoruz.

GYY: Seray Yazıcıoğlu Ezmiş/Ayşe Çağla Küçük
Röportaj: Seray Yazıcıoğlu Ezmiş
Fotoğraf: Enes Kahraman
Video: Ünal Avcı
Styling: Murat Han
Saç/Makyaj: Mesut Özuzun
Saç/Makyaj Asistanı: Evindar Çelik
Fotoğraf Asistanı: Hakan Tandoğan
Styling Asistanı: Emre Baran
Mekan: The Galata Istanbul Hotel – MGallery Koleksiyonu

Aşk ve Gözyaşı projesi sana ilk geldiğinde “işte bu” dedirten şey neydi?

Senaryoyu okuduğumda Ercan’ın çok katmanlı bir karakter olması beni inanılmaz heyecanlandırdı. Ercan, bir yandan anlaşılması zor, diğer yandan geçmişiyle bugünü arasında sıkışmış, iyiyle kötü arasındaki ince çizgide bulunuyor. Bir oyuncu için heyecan verici bir karakter.

Bu dizide canlandırdığın karakterin seyircide nasıl bir duygu uyandırmasını istiyorsun?

En çok istediğim şey seyircinin Ercan’a karşı net bir duygu beslememesi sanırım. Seyircinin de kafası karışsın istiyorum açıkcası; bir sahnede Ercan’dan nefret etmelerini ama başka bir sahnede “acaba haklı mı?” diye düşünmelerini istiyorum. Tek boyutlu bir karakter değil Ercan. Benim için en güzeli de, seyircinin Ercan hakkında sürekli fikir değiştirip onun peşinden merakla gitmesi olacak.

Selim’in başına gelen gibi bir olay senin başına gelse sen nasıl davranırdın? Her şeye rağmen boşanır mıydın?

Selim’in yaşadığı durum çok ağır, herkesin farklı tepkisi olabilir. Sanırım böyle bir durumda her anı paylaşmak ister insan.

Aşk gözyaşı dökmeden olmaz mı?

Aşk dediğimiz şey sadece gülmek değil, bazen ağlamak, bazen susmak. O yüzden gözyaşı da onun doğal bir parçası.

Ercan karakteri ile senin arasında ortak noktalar var mı, yoksa bambaşka dünyaların insanı mı?

Özellikle yaşadıklarını güce çevirmek, hayatta başına gelenleri analiz edip onlardan ders çıkarmak noktasında kendimden bir şeyler bulabiliyorum. Ama genel olarak Ercan benden çok farklı. Onun hayata bakışı, yöntemleri, tepkileri bambaşka.

Set ortamında seni motive eden şey nedir?

Set gerçekten büyük bir ekip işi. Kameranın önünde biz görünüyoruz ama arkasında koca bir dünya var. Uzun saatler çalışmak bazen çok yorucu olabiliyor. O zamanlarda ekip ruhu çok kıymetli oluyor. Birbirine destek olan, beraber gülen, zorlandığında yanında duran bir ekiple çalışmak çok önemli. Özellikle zor ve yorucu günlerde tek başına değil bir takım olarak, ekip ruhuyla bu işi yaptığımızı hissetmek çok motive ediyor.

Kamera arkasında nasıl bir Berk var?

Sakin biriyim. Elimden geldiğince anı yaşamaya çalışıyorum çünkü set dışında hayat çok hızlı akıyor. Hedeflerim için disiplinli şekilde çalışıyorum ama aynı zamanda hobilerime zaman ayırmayı da önemsiyorum. Resim yapmak, fotoğraf çekmek ya da sadece sessiz bir köşede oturmak bana iyi geliyor. Hayatı dengelemeye çalışan, kendi halinde biri olduğumu söyleyebilirim.

Kendini eleştirdiğinde en çok hangi yönünü sorgularsın?

En çok kafaya takma huyumu sorguluyorum. Bazen önemsiz şeylere bile fazla yoğunlaşabiliyorum. Bu da beni yoruyor. Son dönemde biraz daha akışta kalmayı öğrenmeye çalışıyorum ama hala üzerinde uğraştığım bir konu diyebilirim.

Özelinde seni en çok zorlayan şey ne?

Mükemmeliyetçilik. Çünkü bazen insanı durduran bir şeye dönüşüp, adım atmaktan alıkoyabiliyor. Ben de zaman zaman bununla yüzleşiyorum. Ama bir yandan da bu özelliğim beni disiplinli ve titiz yapıyor. Önemli olan onu dengeleyebilmek.

Küçük ritüellerin neler?

Sabahları erken kalkmayı çok seviyorum. Günün en sakin saatleri bence sabahın ilk saatleri. Sessizlikte oturmak, biraz düşünmek, bazen kahvemi alıp hiçbir şey yapmadan sadece durmak iyi geliyor. Günün geri kalanına hazırlayan küçük ama çok değerli bir ritüel benim için.

Sektörde güvenebileceğin insanlar var mı?

Kesinlikle var. Bu iş biraz da güven işi zaten. Yanınızda iyi niyetine, samimiyetine, emeğine güvenebileceğiniz insanlar oldukça yolculuk çok daha anlamlı oluyor.

Seni en çok ne rahatlatıyor?

Üretmek. Resim yapmak, fotoğraf çekmek, maket ya da lego ile uğraşmak, bir şeyler tasarlamak ya da bilgisayar oyunu oynamak… Bunların hepsi kendi içime dönmemi, rahatlamamı sağlıyor.

Bugüne kadar yaşadığın bir hata sana hangi dersi verdi?

Her şeyi kontrol edemeyeceğini, bazen bırakman gerektiğini öğretti. İnsan hata yaptıkça aslında büyüyor. Benim de en büyük dersim, bazı şeylerin akışına güvenmek gerektiği oldu.

Önümüzdeki yıllar için kariyerinde nasıl bir yol çizmek istiyorsun?

Sanırım en büyük hayalim global işlerde yer almak. Farklı kültürlerin hikâyelerine dahil olmak, başka dünyaları tanımak, uluslararası projelerde deneyim kazanmak istiyorum. Çünkü oyunculuk evrensel bir dil. Nerede olursanız olun, duygular ortak. Ben de bu duyguları farklı kültürlerde paylaşmayı çok istiyorum.

Puan verin!

Average rating 0 / 5. Vote count: 0