Genel Ünlüler

Selin Türkmen / Göz Alıcı

0
(0)

Doğallığı, enerjisi ve içtenliğiyle hem ekran başında hem de gerçek hayatta dikkatleri üzerine çeken genç bir yetenek Selin Türkmen. Onu izlediğinizde yalnızca oyunculuğundaki samimiyeti değil, yaşama karşı duruşundaki kararlılığı da hissediyorsunuz. Güzellik algısından günlük rutinlerine, hukuk ve oyunculuk arasında kurduğu dengeye kadar pek çok konuda merak ettiklerimizi samimi bir şekilde yanıtlayan Selin ile ilham verici bir sohbet gerçekleştirdik. Hazırsanız, onu biraz daha yakından tanıyalım…

GYY: Seray Yazıcıoğlu Ezmiş/Ayşe Çağla Küçük
Röportaj: Seray Yazıcıoğlu Ezmiş
Fotoğraf Enes Kahraman
Moda Editörü Faruk Şahade
Saç Mehmet Bayrakdar
Makyaj Banu Aksungur
Moda Editörü Asistanları Yusuf Mert Gündoğdu, Tülay İmamoğlu
Mekan Hagia Sofia Mansions

Güzellik senin için ne ifade ediyor? Sence bir insanın içsel ve dışsal güzelliği nasıl bir denge içinde olmalı?

Güzelliğin enerjiyle ilgili olduğuna inanıyorum. Enerjisi güzel insan göze güzel görünüyor zaten. İçten gelen güzellik dışarıya bir aura olarak yansıyor. O hareketlere ve davranışa yansıyınca bir bütün olarak güzellik ortaya çıkıyor.

Günlük cilt bakımında vazgeçilmez dediğin ürünler neler? Sabah ve akşam rutinlerinde neleri asla atlamazsın?

Cildime çok fazla ürün kullanmıyorum. Kullanılmasını da doğru bulmuyorum. Sadece sete gittiysem veya çok ağır bir makyaj yaptıysam çift aşamalı temizlik yapıp güzelce nemlendiriyorum. Onun haricinde eğer çok büyük bir makyajım yoksa micellar suyla çıkarıp duru suyla yıkayıp nemlendiriyorum. Aynı şekilde sabah uyandığımda yüz yıkama jeli kullanmıyorum, duru suyla yıkıyorum. Çünkü sabaha kadar cildimiz ihtiyaç duyduğu nemi ve yağı üretiyor. Gözeneklerimin tıkanmamasına da oldukça önem veriyorum. Gözenek tıkayıcı bir ürün kullandıysam direkt çift aşamalı temizlik uyguluyorum. Dediğim gibi, cildime çok ürün kullanmanın doğru olmadığını düşünüyorum; keza bu ürünler de bir noktada gözeneklere dolup cilde nefes aldırmayıp cildi bozuyor ve kusurlu görünüyor. Onun yerine cildimi içerden besliyorum. Almam gereken vitamin ve mineralleri yiyerek alıyorum ve içerden beslenen cilt daha güzel görünüyor.

Setlerde uzun saatler çalıştığın günlerde cildini sağlıklı tutmak için başvurduğun özel bir bakım sırrın var mı?

Aslında yok. Normalde cildime hiçbir şekilde pudra kullanmıyorum fakat setlerde bu maalesef vazgeçilmez bir durum. Parlama olduğu zaman kameraya yansıyor ve bu da kötü bir görüntü yaratıyor. Setten eve gelir gelmez çift aşamalı bir şekilde cildimi bütün makyajdan arındırıyorum, gözeneklerimi açıyorum ve nemlendiriyorum. Eskiden cildime serumlar, tonikler kullanırdım ama artık cildi asıl sağlıklı gösteren şeyin cildi içten beslemek olduğunu fark ettim. Mesela cildime C vitamini serumu sürmek yerine her gün limon, portakal, zencefil, zerdeçal karışımı yaptığım shotlardan içiyorum. Bu da cildimi anında parlatıyor.

Güzellik anlayışın zamanla nasıl evrildi? Gençliğinden bu yana seni etkileyen, değiştiren şeyler oldu mu?

Güzellik anlayışımda hiçbir şey değişmedi. Hep doğal olan gözüme güzel görünürdü, hâlâ doğal olandan yanayım. 🙂

Favori makyaj stilin nedir? Günlük kullanımda daha doğal bir görünümü mü tercih edersin yoksa güçlü ve dikkat çeken makyajlar mı sana daha yakın?

Ben kesinlikle no make-up make-up insanıyım. Evet, güzel göz makyajlarını da kaldırıyor suratım ama kendimi o makyajın içinde çok rahat hissedemiyorum. Doğal olan, ağırlık yapmayan makyaj daha rahat hissettiriyor. Eğer rahat hissediyorsanız güzelsiniz zaten. 🙂

TRT tabii’de yayınlanan Binbir Gece Masalları dizisinde hayat verdiğin Dünyazad karakteriyle nasıl bir bağ kurdun? Kendin ile benzerlikler görüyor musun?

Dünyazad heyecanlı, cıvıl cıvıl, cesur, içi dışı bir, lafını çok esirgemeyen ve aile bağlarına çok düşkün bir karakter. Bana baya benzeyen de bir karakter baktığımızda. Ağzından çıkan bütün kelimeleri zaten Selin de söylerdi. Baya benzer olduğumuz için çok kolay bağ kurdum.

Hukuk fakültesinde eğitim görürken oyunculuğa adım attın. Bu iki farklı alan arasında nasıl bir geçiş yaşadın?

Oyuncu olma isteği küçük yaşlarımda da vardı fakat arkamda destek göremeyeceğimi düşünmek o zamanlarda herhangi bir faaliyete geçmemi engelliyordu. Üniversite ilk yılımda benim için bir değişim süreci başlamıştı. Biraz aileden kopup başka bir şehirde okumak, biraz bütün arkadaş çevresini değiştirip yepyeni bir hayata başlamak sanırım bende “Tamam ya, artık ben ne istersem yapabilirim, bağımsızım, özgürüm” düşüncesine sebep oldu. Başlarda hobi denilebilecek düzeyde başladım eğitimlere. “Olursa olur, olmazsa da yaşlandığımda keşke deneseydim dememiş olurum” mantalitesiyle ilerliyordum. Zaman geçtikçe daha çok bağlanmaya ve aşık olmaya başladım. Bir yerden sonra benim için artık geri dönüşü olmayan bir yola dönüştü.

Hukuk diplomasını aldıktan sonra tamamen oyunculuğa yönelmen nasıl bir deneyimdi? Bu karar seni korkuttu mu yoksa içinden gelen bir akış mıydı?

Diplomamı daha çok yeni aldım, 1 yıl bile olmadı. Şu an avukatlık stajı yapıyorum aynı zamanda. Zaten hukuk okurken başlamıştım oyunculuğa ve devam ediyorum 🙂 Hayatımda bir şey değişmedi. Sadece artık 2 mesleğim var. İnsanın iki mesleğinin olması çok güzel bir şey. Hiç korkmuyorum, aksine güvende hissettiriyor.

İlk sahne deneyimini BKM Mutfak’ta yaşadın. O günleri düşündüğünde neler hissediyorsun? Sence kariyerinde nasıl bir dönüm noktasıydı?

Size o zamanlarımın ne kadar mutlu dönemler olduğunu kelimelerle anlatamam. Orası benim ilk başarımdı. Bir zamanlar hayalini kurduğun sahnede olabilmek, emeklerinin karşılığını alabilmek eşsiz bir duyguydu. Biz her gün BKM Mutfak’a gider, o hafta ne oynayacaksak onları çıkarıp provalarını yapardık. Her gün müthiş bir aşkla oraya gider, sabahtan akşama kadar orada vakit geçirip eve dönerdim. O zamanlar açıkçası başka hiçbir şey düşünmüyordum. Sanırım oyunculuk anlamında ilk başarım olduğu için bir rüyadaydım.

Oyunculuğun temposu oldukça yoğun. Bu koşuşturmaca içinde özel hayatına nasıl vakit ayırıyorsun?

Elimden geldiğince kendime zaman ayırmaya çalışıyorum. Ama tabi bazen çok yorgun olduğumda tek yapabildiğim dinlenmek oluyor. Bazı önemli işlerimi halletmem zor oluyor. Aileme ve arkadaşlarıma ne kadar yorgun olsam da vakit yaratmaya çalışıyorum diyebilirim.

Aşk ya da dostluk ilişkilerinde senin için en önemli değerler neler?

Çok fazla şey var ama en başında sadakat ve güven geliyor. Ben hem ilişkide hem arkadaşlıkta çok sadığımdır ve karşı taraftan da aynı özveriyi beklerim. Çok fazla dostum yoktur. Herkesle arkadaş olmam. Olduklarım da çok sağlam güven bağı kurduğum insanlardır. İlişki içerisinde olduğum kişiyle de her şeyden önce iyi birer arkadaş olabilmek isterim.

Sevgililer Günü senin için özel bir anlam taşıyor mu? Bugünü nasıl geçirmeyi seversin?

Hiçbir anlam taşımıyor. 13 Şubat’ta ne yapıyorsam 14’te de onu yapıyorumdur muhtemelen. Ya çalışıyorumdur ya da evde dinleniyorumdur. 🙂 Bunu bir ilişkide olduğumda konuşalım. :))

Günlük hayatta beslenmene dikkat eder misin? Belirli bir diyet programın ya da kendi oluşturduğun bir düzen var mı?

Bu dikkat etme meselesi biraz dönemsel oluyor bende. Bazen çok gaza gelip inanılmaz sağlıklı besleniyorum bazen de aman çok sağlıklı beslendim yeter deyip o düzeni bozuyorum. İstikrar sağlayamadığım 2 konu spor ve beslenmedir zaten. Sadece atıyorum haftaya çok önemli bir programım vardır, 1 hafta önceden başlıyorum karbonhidratı bırakıp ödem atıcı besinler tüketmeye ve hemen fark ettiriyor zaten. O program bittiği an hop tekrar eski düzen. 🙂

Formunu korumak için hangi egzersizleri yapmayı seviyorsun? Spor senin hayatında nasıl bir yer tutuyor?

Ben geçen yıl çok düzenli spor yapıyordum. Haftanın 2 günü pilates, 2 günü fitness yapıyordum ve bu fark da baya gözle görülür şekilde belliydi. 2024 Eylül ayından beri açıkçası biraz bu rutinden çıktım. Çok yoğun bir tempoyla çalışıyorum ve o temponun içinde spora zaman bulmak çok zor oluyor. Bazı haftalar haftada 4 spor yapıyorum, bazı haftalar hiç spor yapmıyorum. Garip bir döngüde gidiyor.

Set dönemlerinde enerjini yüksek tutmak ve sağlıklı kalmak için uyguladığın bir rutin var mı?

Ben zaten enerjisi yüksek bir insanım. Set arkadaşlarımı seviyorsam (ki şu anki setimde bütün insanlar çok tatlı) orası benim için koşarak gittiğim bir yere dönüşüyor. İnsanlarla iletişim halinde olmayı seviyorum. Espri yapmayı, sohbet etmeyi, gülmeyi, güldürmeyi çok seven bir insanım. Bunun içten gelen bir şey olduğunu düşünüyorum; o yüzden herhangi bir rutinim yok. 🙂

Günlük stilini nasıl tanımlarsın? Gardırobunda olmazsa olmaz parçalar hangileri?

Ben basic giyinen ve rahatına düşkün bir insanım. Her zaman sade şıklıktan yanayım. Uğraşılmış şıklık kendini çok belli ediyor ve ben kendimi içinde rahat hissedemiyorum. Gardırobumun olmazsa olmaz parçaları blazer ceketler. Sayısız blazer ceketim var ve resmen aşığım. Blazer’ı daha basic parçalarla birleştirmeyi seviyorum; mesela jeanler, spor ayakkabılar, basic body’ler vs. Bu konuda en beğendiğim isim Hailey Bieber.

Kırmızı halı ve davetler için hazırlanırken dikkat ettiğin en önemli detay nedir?

Dediğim gibi basic giyinen ve üzerine çok düşünülmemiş şıklıktan yana olduğum için yine önemli günlerde de bu çizgimden çıkmamaya çalışıyorum. Sade, belki tek parça bir elbise, çoğunlukla tek renk kombinler ve yine az ve tamamlayıcı takılarla hazırlanıyorum, kendimi öyle rahat hissediyorum.

Boş vakitlerinde seni en çok ne rahatlatır? Kendine ayırdığın zamanda en keyif aldığın şey nedir?

Ben çok fazla yoga ve meditasyon yaparım. Bu kadar koşturmanın ve İstanbul kaosunun içinde bazen kendinizi, ihtiyaçlarınızı ve isteklerinizi duyamayabiliyorsunuz. Kendi içime dönebilmeyi, kendimi duyabilmeyi ve kendimle baş başa kalabilmeyi çok seviyorum. Onun dışında çok fazla kitap okuyan bir insanım. Dönem dönem bir şeylere merak salar, onlarla ilgili kitaplar okurum. Eğer merak salmadıysam romanlardan devam ederim 🙂

Seni en çok mutlu eden küçük ama anlamlı şeyler neler?

Birinin benimle ilgili bir detayı unutmaması ve beni düşünerek herhangi bir şey yapması. “Senin için, sen seversin diye…” Birinin beni düşünerek benim için herhangi bir şey yapması beni mutlu eder.

Hayat felsefeni bir cümleyle anlat desek, cevabın ne olurdu?

Dün yaşandı, yarın sürpriz, bugünün tadını çıkar. 🙂

Oyunculuk yolculuğuna yeni başlayan gençlere vereceğin en önemli tavsiye nedir?

Ben de çok başındayım o yüzden tavsiye verecek bir noktada değilim ama bunu sadece oyuncu olmak isteyen arkadaşlarıma nazaran söylemiyorum; herhangi bir şey için çabalayan bütün insanlara, inandıkları şeyden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmemeleri gerektiğini söyleyebilirim.

Şan eğitimi aldığını ve müziğe ilgi duyduğunu biliyoruz. Şarkı söylemek senin için bir tutku mu, yoksa kendini ifade etmenin başka bir yolu mu?

Evet aldım, sesim güzel fakat bu konu benim için biraz anksiyetik. 😀 Küçükken okullarda sesin çok güzel hadi bu yıl sene sonu gösterisinde sen şarkı söyle denilen çocuk bendim. Ama ergenlik yıllarımda toplum içinde çok şarkı söylemedim. Ergenlik yıllarında insan zaten ekstra utangaç oluyor eğer o dönem bir şeyi yapmayı bıraktıysa tekrar dönmek daha zor olabilir. Aynı şekilde çoğunlukla o dönemde alışkanlık haline gelen çoğu şey de ileriki yıllarda devam ediyor. Şu an kendi kendime veya yakın arkadaşlarım yanımdayken söylüyorum ama bir tutku diyemem. Evet belki kendimi ifade etmek için bir yöntem olabilir ama çoğunlukla hobi diyebilirim.

High heels dansa olan ilgin dikkat çekiyor. Dans ederken neler hissediyorsun? Bu seni nasıl besliyor?

Evet, high heels inanılmaz sevdiğim ve dönem dönem başlayıp bıraktığım bir danstır. İlk olarak 4 yıl önce başladım, bıraktım. Sonra geçen yıl tekrar döndüm ve yine bıraktım. Şimdi siz aklıma düşürdünüz; en kısa zamanda yine başlayacağım. 🙂 Çok feminen bir dans ve her kadına çok yakıştığını düşünüyorum. Hep set temposundan ve hayat yoğunluğundan kaynaklı, tıpkı spor gibi, başlayıp biten ve sonra tekrar başlayan bir şey benim için.

Puan verin!

Average rating 0 / 5. Vote count: 0