“Güzellik sadece dış görünüşten ibaret değil; insanın iç dünyasını, tutkusunu ve hayata bakışını da yansıtıyor.” Women’s Shine’ın Beauty özel sayısında kapağımızı süsleyen Dilara Aksüyek, güçlü oyunculuğu ve doğal zarafetiyle ilham veriyor. Hem kariyerindeki dönüm noktalarını hem de güzellik anlayışını samimiyetle paylaştığı bu özel röportajda, onu daha yakından tanımaya hazır olun!
GYY: Seray Yazıcıoğlu Ezmiş/Ayşe Çağla Küçük
Röportaj: Seray Yazıcıoğlu Ezmiş
Fotoğraf: Enes Kahraman
Styling: Zehra Gülce Çetin
Makyaj: Tuğba Babacan
Mekan: Hyatt Regency İstanbul Ataköy
Oyunculuk kariyerine nasıl adım attınız? Bu yolda sizi en çok motive eden şey neydi?
Aslında, kendini erken fark edebilmiş bir çocuktum diyebilirim. İstediğim şeyin oyunculuk olduğunu fark ettikten sonra ailemin de desteğiyle buraya yöneldim. Müjdat gezenin sınavlarına girdim ve burslu kazandım. Bu da istediğim yolda daha özgüvenli yürümem anlamında beni motive etti tabi ki.
Rol aldığınız projeler arasında sizi en çok etkileyen karakter hangisiydi ve neden?
Merhamet dizisinde oynadığım “Şadiye” karakteri beni çok etkilemiştir. Gerçekten, “Dile bizden ne dilersen.” deseler o karakteri oynamak isterdim herhâlde. Çok iyi yazılmış bir karakterdi. Oyuncu için performansını gösterebilme şansı bulduğu karakterlere hayat vermek çok mühim oluyor. Karakterin iç dünyası, onu anlamak ve her sahnede bir performans sergilemek anlamında unutamayacağım bir karakterdi benim için.
Bir karaktere hazırlanırken uyguladığınız özel bir yöntem veya ritüel var mı?
Açıkçası özel bir yöntemim yok. Senaryonun iyi yazılmış olması, karakterin altının dolu olması bir oyuncunun o role hazırlanmasında en büyük etken oluyor zaten. Bu yazım işinin üzerinde bu kadar durma sebebim ne yazık ki her zaman iyi yazılmış senaryolar ve altı dolu karakterlerle karşılaşmıyoruz. Oyuncu olarak bu daha güç ve zorlayıcı bir durum oluyor haliyle. O yüzden senaryo ne kadar güçlüyse, karakteri ne kadar iyi anlayabiliyorsa oyuncu her gün her saat o karakteri düşünerek kalpten bağ kurup onunla bütünleşebiliyor ve bunu başarılı bir şekilde yansıtabiliyor diye düşünüyorum.
Oynadığınız roller arasında gerçek hayatta benzerlik kurduğunuz biri var mı?
Her karakterin içinde kendinden bir şey bulabiliyorsun aslında. Onun bulunduğu durumda, onun şartlarında olduğunda belki ben de aynı tepkileri verirdim dediğim yerler de oluyor. Ama genelde kendime uzak bulduğum karakterlere hayat verdim ve bu benim için yaptığım işi daha eğlenceli kılan bir durum oluyor.
Oyunculuk mesleğinde sizi en çok zorlayan ve en çok tatmin eden şeyler neler?
İstediğim işi yapabiliyor olmam yeterince tatmin edici. Çünkü maalesef herkes hayalindeki işi yapabilecek kadar şanslı olamıyor bu ülkede. Zorlu yanlarına baktığım zaman da işi yaparken ki zorluklardan ziyade geleceğinin hep bir belirsizlik içinde olması durumu, bir işin beğenilip beğenilmeyeceği, ne kadar süre süreceğini bilememen, bazen istediğin ve hayalini kurmadığın senaryoların içinde olma durumu işin benim için zor kısımları diyebilirim.
Set ortamında en çok keyif aldığınız anlar neler oluyor?
Sevdiğim karakteri oynuyorsam oynadığım her an çok keyif alırım.
Oyunculuk kariyerinizde dönüm noktaları olarak gördüğünüz bir proje var mı?
Aslında bu soruya da ‘Merhamet’ dizisini söyleyebilirim çünkü söylediğim gibi performansımı gösterebileceğim bir işti ve aslında beni insanların tanıması konusunda da benim için çok iyi bir fırsattı. İstanbullu gelin de hayat verdiğim ipek karakteri de çok iyi yazılmış ve insanların dikkatini çekmiş bir karakter oldu.
Gelecekte kendinizi nasıl bir rolde görmek istersiniz?
Sanırım kendime uzak karakterleri oynamayı daha çok seviyorum ben, benim için işi daha eğlenceli hale getiriyor. İyi yazılmış kötü karakterleri oynamayı sevdiğimi fark ettim mesela. O yüzden spesifik bir şey söyleyemem ama bana ne kadar uzak o kadar eğlenceli diyebilirim.
Tiyatro sahnesinde olmayı düşünüyor musunuz?
Şu an için öyle bir plan yok ama olmasını çok isterim tabi ki. Orda ki adrenalin ve disiplin çok başka ve çok özlüyor insan. Umarım güzel bir şey olur ve bu duyguları yaşarım tekrar.
Gardırobunuzun olmazsa olmaz parçaları neler?
Ben bir deri ceket aşığıyım diyebilirim. O yüzden genelde deri ceketlere para harcarım 🙂 Onun dışında vintage parçalar severim, siyah beyaz renkler haricinde de dolabımda hiçbir renk yoktur benim. Etekler, jeanler yaz kış dinlemeden giydiğim botlar, kovboy çizmeleri favorilerim.
Kendi stilinizi nasıl tanımlarsınız? En çok hangi tarz kıyafetleri tercih edersiniz?
Özgür bir stilim var diyebilirim. Maskülen parçaları severim. Maskülen parçalarla çok kadınsı bulduğum parçaları birleştirmeye bayılırım.
Kırmızı halı ve davetlerde stilinizi belirlerken en çok neye dikkat ediyorsunuz?
Beni yansıtmasına dikkat ederim. Her zaman içinde rahat olacağım ve iyi hissedeceğim bir tarza yönelirim herkes gibi. 🙂
Günlük güzellik rutininizde vazgeçilmezleriniz neler?
Çok samimi söylüyorum ki öyle bir rutin içine yazık ki giremiyorum, her fırsatta çok dikkat edeceğimi söylesem bile bu kısma çok özen gösterebilen biri değilim maalesef. Makyajımı temizlemeden yatmam diyebilirim, ama bu zaten olması gereken. 🙂
Cildinizi ve saçınızı sağlıklı tutmak için uyguladığınız özel bakım sırlarınız var mı?
Saçlarım bana ve setlere rağmen iyi dayanıyorlar, hiç küsmüyorlar bu bakımdan çok şanslıyım:) Cilt bakımında da doğal tarifler yapmaya vakit bulursam onların cildime çok iyi geldiğini düşünüyorum. Yoğurt bal maskesi yaparım fırsat bulursam. Çok ürün kullanmam. Ve benim cildime en iyi gelen şey spor yapmak açıkçası.
Bir güzellik ya da bakım tavsiyesi vermeniz gerekseydi, bu ne olurdu?
Biliyorum bazen çok zor oluyor ama mutlu olmaya çalışın olurdu. Mutluluk bence seni güzel yapan en önemli şey. Onun dışında da spor yapın, yapmaya kendinizi zorlayın inanın ruhsal ve bedensel ne kadar güzel gözükeceğinizi anlayacaksınız derim. 🙂
Favori parfümünüz nedir ve size nasıl bir his veriyor?
Bugünlerde Nishane Hacivat favorim. Benim için tasarlanmış gibi hissediyorum onu her sıktığımda.
Yoğun set temposunda sağlıklı kalmak için nasıl bir rutin uyguluyorsunuz?
Spor yaptığım her zaman daha mutlu daha özgüvenli ve sağlıklı hissediyorum. Eğer uzun bir ara verirsem yoğunluktan ötürü ki şimdilerde verdim kendimi pek zinde ve iyi hissetmiyorum açıkçası.
Sporla aranız nasıl? Hangi egzersizleri yapmayı seviyorsunuz?
Bundan önceki tüm sorulara verdiğim yanıtlardan anlayacağınız gibi çok iyi. Benim için spor yapmak terapi gibi. Şimdilerde boksa başlamak çok istiyorum. Deneme dersim çok iyi geçti. Bu günlerde boks yapmak için sabırsızlanıyorum diyebilirim.
Beslenmenize ne kadar dikkat ediyorsunuz? Özel bir diyetiniz ya da beslenme düzeniniz var mı?
Hepimiz gibi bazı dönemler aşırı dikkat ederim bazı dönemler de tamamen bırakırım kendimi. Tatlıdan hiçbir dönem vazgeçmem. Bu konuda çok iyi bir örnek değilimdir. 🙂
Stresle başa çıkma yöntemleriniz nelerdir?
Çok iyi başa çıkan biri olduğum söylenemez. Ama yine aynı cevap; spor yapmak bana çok iyi geliyor. Özellikle kulaklığı takıp tek başıma hızlı yürüyüşlere çıkmak bana kendimi iyi hissettiriyor. Çok uyumaya çalışırım. Uykuda iyileşirim, sakinlerim.
Kendinizi şımartmak için yaptığınız özel bir şey var mı?
Masaj. Çok severim ve kendimi iyi hissetmek istediğim, kendime vakit ayırdığım bir günün vazgeçilmezi masaja gitmek olur.
Hayat felsefenizi tek bir cümleyle özetleseniz, bu ne olurdu?
Çok iyi ve çok kötü şeyler uzun sürmez. Biz her şeyin üstesinden geliriz Dilara yeter ki içimizdeki iyilikten hiç uzaklaşmayalım.
Sizi en çok etkileyen, hayranlık duyduğunuz kadın figürleri kimlerdir?
Frida Kahlo, hayata karşı olan tutumuyla, fiziksel be ruhsal acılarına teslim olmayışıyla çarpıcı resimleri ve yeteneğiyle bende her zaman hayranlık ve merak uyandırmış kadınlardan biridir.
Özel hayatınızı koruma konusunda nasıl bir yol izliyorsunuz?
Özel hayatımı koruma yolları izlemiyorum. Özel hayatımda yaşadığım iyi veya kötü olaylara karşı bakış açımı ve kendi kalbimi, zihnimi koruma yollarıyla ilgileniyorum sadece. 🙂
Boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz? Kendinize zaman ayırmak için neler yapıyorsunuz?
Boş zaman yaratmamak adına her şeyi yaparım çok fazla dinlenmeyi ve kendimi çok dinlemeyi seven biri değilim. Bana pek de iyi gelen bir şey değil o yüzden genelde arkadaşlarımla vakit geçirmeye çalışırım. Evden çıkmadığım günlerde bile en yakın arkadaşımla 7/24 sohbet ederiz. Her şeyi yakın arkadaşımla paylaşmayı severim. Şu an uyandım, yüzümü yıkadım ayrıntılarını bile dinler. 🙂 Bunun dışında, spor yaparım ve genelde okurum.
Seyahat etmeyi sever misiniz? En unutulmaz seyahat anınız nedir?
Çok severim. Anıların unutulmazlığı benim için değişik olaylar yaşamaktan ziyade bana hissettirdikleriyle ilgili olur. Değişik bir şey gelmedi başıma ama; arkadaşımla bir yere giderken uçak uzun süre iniş yapamadı kalabalık sebebiyle ve pilot bize etraftaki dağları anlatmaya başlamıştı sanırım o anın mutluluğuyla birlikte unutamayacağım en ilginç ve güldüğüm seyahat anım buydu. 🙂
Sizi en çok mutlu eden küçük şeyler nelerdir?
Her şey. Mesela evden çıktığım anda karşılaştığım kediyi sevmek en mutlu olduğum anlardandır. Cihangir o anlamda bir cennet. Bazen kedi sevmek için bile dışarı çıktığım oluyor. En iyi arkadaşımla sohbet etmek, güzel bir yemek bana çok keyif verir. Havanın güzel olması, kuş sesleri… Baktığımız zaman bizi mutlu edebilecek o kadar çok şey buluruz ki.
Kariyerinizle ilgili gelecekte gerçekleştirmek istediğiniz büyük bir hayaliniz var mı?
Çalışmayı hayal ettiğim çok iyi yönetmenler var. Onlarla güzel bir film projesinde çalışmayı çok isterim.
Oyunculuk dışında ilgilendiğiniz ya da ileride denemek istediğiniz bir meslek var mı?
Şimdilik başka bir ilgi alanım yok. 🙂
Öncelikle gerçekten onları çok çok seviyorum ve iletişimde olmaya da çalışıyorum. Her zaman kendilerinin en iyi versiyonuna gelmek için çabalasınlar. İyi insan olmaktan vazgeçmesinler. Hayat çok zor ve giderek zorlaşıyor, bazen pes etme noktasına gelebiliyoruz. İstediklerimizin peşinde koşmak yerine pes edebiliyoruz. Ama bunlardan öte şeyler var hayatta. Kendini ve kendi değerini, potansiyelini gerçek anlamda bilmek çok önemli. O zaman hiçbir zorluk seni yıkamıyor bana inanın. En önemli yatırımı kendinize ve kendi kalbinize yapın. Hiçbir olayın, durumun ve de hiç kimsenin sizde kötü, olumsuz duygular uyandırmasına izin vermeyin. İyi bir kalbi ve kendine inanan insanı hiçbir şey yıkamaz bence.


















