Genel Ünlüler

Deniz Işın

0
(0)

Bu ayki kapağımızda, zarafetiyle olduğu kadar duruşuyla da ilham veren başarılı oyuncu Deniz Işın yer alıyor. Almanya Türkiye Film Festivali’nde Evcilik filmindeki performansıyla “En İyi Kadın Oyuncu” ödülünü kazanan Işın, kariyerinin bu yeni döneminde hem tiyatro sahnesinde hem de beyaz perdede güçlü karakterlerle karşımıza çıkmaya devam ediyor. Moda anlayışından sahne dışındaki hayatına, oyunculuk serüveninden hayalindeki projelere kadar pek çok konuyu samimiyetle konuştuğumuz bu röportajda Deniz Işın’a bir kez daha hayran kalacaksınız.

GYY: Seray Yazıcıoğlu Ezmiş/Ayşe Çağla Küçük
Röportaj: Seray Yazıcıoğlu Ezmiş
Fotoğraf: Ünal Avcı
Styling: Murat Han
Saç: Mehmet Mayrakdar
Makyaj: Banu Aksungur
Mekan: Hyatt Regency İstanbul Ataköy

Evcilik filmindeki performansınla Almanya Türkiye Film Festivali’nde ‘En İyi Kadın Oyuncu’ ödülünü kazandın. Bu ödül senin için ne ifade ediyor? Bu başarı, oyunculuk kariyerinde nasıl bir dönüm noktası oldu?

Benim için çok özel bir ödül çünkü ilk ödülüm. Ödülüme ulaşır ulaşmaz evimin baş köşesine yerleştirdim. Evcilik filmi de benim için çok özeldi ve oyunculuğumu ödülle taçlandırmayı layık görmeleri elbette ki çok gururlandırdı ve mutlu etti beni. Kariyerimde bir dönüm noktası yaratıp yaratmadığını görmek için henüz çok erken ancak oyunculuk motivasyonumu, mesleğime olan coşkumu daha da perçinlediğini söyleyebilirim.

Faysal Soysal’ın yönettiği ‘Rahma’ filminde rol alacaksın. Bu projede seni en çok etkileyen unsurlar nelerdi? Senaryoyu okuduğunda seni en çok hangi duygular sardı?

İki insanın birbirlerinden ne kadar farklı düşünürlerse düşünsünler sevgiyle birbirlerine bağlanmalarının yanında hayatın getirdiği zorluklarda bocalamalarını gerçek bir dille anlatışı beni çok etkiledi. Ayrıca savaştan en cok etkilenenlerin yine çocuklar olduğunu asla ve asla unutmamak gerektiğini hissetmek senaryoyu okurken beni en çok sıkıştıran duygulardan biri oldu. Bir yandan senaryonun mistik ruhu beni cok heyecanlandırıyor. İnsanın arzuladığı, ulaşmak istediği şey uğruna her şeyi göze alabilmesi, her zorluğa direnmesi de bir inanç sistemidir. Senaryonun sürekli inanç tazeleyen karakteri Meryem içselleştirdiğim ve oynamak için sabırsızlandığım bir karakter.

Dublörün Dilemması adlı tiyatro oyununda sahne alıyorsun. Tiyatro sahnesinde olmak, sinema ve dizi projelerinden nasıl farklılıklar taşıyor? Bu farklılıklar seni nasıl etkiliyor?

Tiyatro sahnesi capcanlı, anlık reaksiyonları alabildiğin ve sürekli şarj olduğun bir yer. Direkt olarak seyirciye ulaştığınız için sürekli bir heyecan barındırıyor ve kesintisiz besliyor insanı. 30u aşkın oyun oynadık ve her oyunda karakterlerimi yeniden keşfediyorum sürekli geliştiriyorum. Tiyatronun her oyunda sürpriz ihtimaliyle başlaması, dizi veya sinemada olduğu gibi kesmek gibi bir şansınızın olmaması ekip işi olarak da ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Birbirinizi anlık olarak sürekli kollamalısınız bu da ekip ruhunu en canlı tutan hislerden biri.

Oyunculuğa başladığın ilk yıllarla bugünkü Deniz arasında nasıl bir fark var? Kendinde gözlemlediğin en büyük değişim ne oldu?

Öncelikle daha sabırlı birine dönüştüğümü düşünüyorum. İlk zamanlar muhtemelen sektöre yeni girmiş olmanın verdiği heyecandan, daha genç ve tez canlı olmaktan kaynaklı daha sabırsızdım. Şimdi ayaklarım yere daha sağlam basıyor. Bir de herkesin her zaman kaybolduğu dönemler olur, doğru projeyi seçmek, karakterleri doğru yerlerden ele alabilmek, tekrara düşmek istememek ama kendimi tekrar etmiyim derken de kendinden uzaklaşma riski vs derken insan zaman zaman bocalıyor. Hala ilk günkü heyecanımı her projede yaşıyorum ama artık karakterlere daha sakin ve bütünü görerek bakabilmeyi yavaş yavaş başarıyorum.

Giyim tercihlerin ve sahne dışındaki tarzın oldukça özgün. Moda senin için bir ifade biçimi mi? Günlük stilinde nelere dikkat ediyorsun?

Günlük stilimde kesinlikle rahat etmeye bakıyorum ilk olarak. Bir de ben birbirinden çok ayrı gözüken parçaları birleştirmeye bayılırım. Özgürlüğümü giyim tarzımda da yaşıyorum, buna özen gösteriyorum. Takılarıma cok özen gösteririm mesela. Çok rahat, salaş seçtiğim bir kombinde takılara ağırlık verince hemen casual-şık tarza erişebiliyorum. Bu benim fikrim tabi. Moda gurusu değilim ama kendime ait bir tarzım var diyebilirim. 🙂

Yoğun çalışma temposu arasında kendine zaman ayırmakta zorlanıyor musun? Boş zamanlarında neler yapmaktan keyif alırsın?

Boş zamanlarımda evimde, yaşam alanımda zaman geçirmek benim için çok önemli. Bazen kendime zaman ayırmakta zorlanabiliyorum tabii ama fırsat elime geçer geçmez yalnız kalmaya özen gösteriyorum. Cünkü kalabalıklar içinde calışıyoruz ve en cok kendimizle kalmaya ihtiyaç duyuyoruz. Kedilerimle olmak, lego yapmak, yemek yapmak özellikle beni rahatlatan şeyler. Bir de yalnız dolaşmayı da cok severim.

Sosyal medya platformlarında oldukça aktifsin. Bu platformlar senin için sadece bir iletişim aracı mı, yoksa kendini ifade etmenin bir yolu mu?

Sosyal medya doğru kullanıldığında kariyeriniz için bir cv niteliği taşıyabiliyor hem de ulaşabildiğiniz kitleler göz önüne alındığında kendinizi ifade etmek için de çok efektif bir alan. Çok ince bir çizgi var tabi burada. Kendini ifade etmek de iletişim kurabilmekten geçer, nasıl bir yol seçeceğiniz size kalmış. Ben sosyal hayatımda eğlenceli içerikler, günlük paylaşımlar yapmayı seviyorum ama memleket meseleleri malum; o konularda da fikrimi beyan etmekten asla çekinmem. Bir duruş gösterme mekanizması haline de geldi cünkü sosyal medya. Her ne kadar kişisel hesaplarımız da olsa çok fazla insana ulaşabileceğimiz ve kolektif bilinç yaratabileceğimiz bir iletişim aracı da aynı zamanda.

Oyunculuk kariyerin boyunca karşılaştığın en büyük zorluk neydi? Bu zorluğun üstesinden nasıl geldin?

İlk zamanlarda oyunculuk mezunu olmadığım için teorik bilgi eksikliğini çok hissettim. Akademik bir eğitim olmadan bir mesleği icra etmeye çalışmak beni mental olarak zorladı çünkü insan kendini de eksik hissediyor böyle bir durumda. Bunun için oyunculuk yüksek lisans programlarını araştırıp ders notlarını bulup öyle bir çalışma biçimi benimsedim. Yani her sektörde olduğu gibi insanın kendini sürekli geliştirmesi ve çalışması gerekiyor. Kendimi çalışarak ve öğrenerek rahatlatmaya, bu hissin üstesinden öyle gelmeye çalıştım ve çalışıyorum. 🙂

Sanat senin için ne ifade ediyor? Oyunculuk dışında başka sanat dallarıyla da ilgileniyor musun?

Sanat insanın kendisini keşfetmesi için kendi kendine kurduğu kocaman bir oyun bahçesi gibi geliyor bana. Ben sanatımı kendim için yapıyorum. Elbette insanlara ulaşma arzusu, alkış alma arzusu tabi ki taşıyoruz ama bunu kendinden uzaklaşmadan gerçekleştirmeye çalışmak gerek cünkü ancak o zaman sanatınızı icra ederken tatmin olabiliyorsunuz. Resim yapmayı cok severim, küçüklükten beri bir sürü enstrüman da çaldım, şarkı söylemek de beni cok mutlu eder. Asla bir iddiam yok bu sanat dallarında ama beni mutlu etmesi bana yeter. 🙂

Gelecekte hangi tür projelerde yer almak istersin? Hayalini kurduğun bir rol ya da proje var mı?

Sektöre girdiğim andan beri söylediğim bir cümle var; “bu kızdan bu rol cıkmaz, bundan olmaz” denilen her projede her rolde yer almak istiyorum diye. oyunculuğun dış görünüşle, toplumsal normlarla, farklı amaçlar güdülerek yüzeyselleştirilmesine sonuna kadar karşıyım. Nitekim bu görüşüm ve azmim sayesinde tam olarak bu kızdan olmaz denilen rolleri de almışlığım vardır. 🙂

Yurt dışında eğitim almış ve uzun yıllar tiyatroya gönül vermiş biri olarak, yaşadığın hayatı kendi gözünden nasıl tarif edersin? Kendi hayat hikâyene dönüp baktığında seni en çok gururlandıran şey ne oluyor?

Oyunculuk konusunda takındığım tavrı, kendime ait bir yol seçme çabamı, arzularımı gerçekleştirmek için vazgeçmeyişimi seviyorum. Tatmin olmadığım, tat almadığım hiçbir işte yer almadım, kendi arkamda duruşum aklıma geldiğinde beni gururlandırıyor zaman zaman. Kendi hayat hikayemde kendimle en gurur duyduğum an elimde bulunan diğer tüm garanti hayat planlarını bir kenara atıp oyunculuk yapmak için tek başıma bir yola çıkma cesareti gösterdiğim andır.

Cilt bakımına ve güzellik rutinlerine önem verir misin? Günlük ya da haftalık olarak uyguladığın vazgeçilmez bakım adımların neler?

Ben oldukça hassas bir cilde sahibim. Çok fazla ürün kullanamıyorum veya sürekli değiştiremiyorum bakım ürünlerimi. Riskli oluyor cünkü cildim için. Cilt bakımımı düzenli yaparım mutlaka. Mesela haftada en az bir kere yüz masajı yapıyorum, bunun için bazı elektronik aletler var kan dolaşımı hızlandırmak için. Onun dışında her sabah ve her akşam cilt temizliği rutinlerim var tabii.

Sağlıklı yaşam senin için ne ifade ediyor? Beslenme düzeninle ilgili dikkat ettiğin belli başlı kurallar var mı, yoksa daha akışında mı ilerlersin?

Genelde akışında ilerlerim ama vücut zaten insanı sürekli uyarıyor. Ben artık bedenimden “çok yedin, sağlıksız yedin vb” uyarıları alabiliyorum. Ona göre hemen ufak detokslarla kendimi toparlıyorum. Ama genelde sevdiğim her şeyden abartmamak üzere mutlaka tüketirim. 🙂

Yoğun set günlerinde bile korumaya çalıştığın bir sabah ya da akşam rutinin var mı? Güne nasıl başlarsın, günü nasıl kapatırsın?

Yoğun set günlerinde uyku çok önemli. Bazen cok geç yatıp çok erken kalkmamız gerekiyor öyle yoğun zamanlarda mutlaka vitamin ve takviye gıdalar alıyorum.  kahve, su ve vitaminler rutinim var diyebilirim sabahları. Gün içinde su içmeyi unutmamak da çok önemli, mutlaka bol su tüketirim. Geç döndüğüm set günlerinde de öncelikle sessizce en az 15 dakika kendi kendime oturuyorum, o benim için çok önemli bir an. Daha sonrasında da tabi ki set makyajımı silip uykuya geçiyorum. 🙂

Fiziksel ve zihinsel olarak formda kalmak için neler yaparsın? Spor, meditasyon ya da başka bir pratiğin var mı?

Pilates ve yoga yapmaya calışıyorum hayatımın belli dönemlerinde. Ama o da kendi kendine motivasyon isteyen bir şey. Belimde bir sakatlığım olduğu için düzenli fitness yapamıyorum fakat fırsat buldukça meditasyon ve pilatese zaman ayırıyorum.

Kendini şımartmak istediğinde ilk yaptığın şey ne olur? Küçük ama etkili mutluluk kaynakların neler?

Kendi kendime dolaşmak benim için o kadar motive edici zamanlar ki. İlla ki alışveriş yapmama da gerek yok. Sadece kendimle zaman geçirebilmek çok önemli. Parfüm ve takı/aksesuar bakmayı çok severim, belki yeni parfümler denemek için gezmek veya kendimi yemeğe çıkarmak gibi aktiviteler beni çok mutlu ediyor. Hepsinin dışında bunun asıl amacı bunca hengamenin içinde kendi sesini duyabilmek için yarattığın bir alan, diğer her şey bahane. İnsanın kendiyle kalabilmesi, buna cesaret edebilmesi çok önemli. 🙂

Puan verin!

Average rating 0 / 5. Vote count: 0